5 Kasım 2011 Cumartesi

oyun..

Hayatta doğru olanı yapmak zorunda kaldığımız zamanlar vardır.Bu zamanlara belki küfrederiz bazen, bazen severiz,bazen de bir şey hissetmeyiz.Hepsinin bir ortak noktası vardır ,artık geçmişte kalmıştır o şey herneyse.Ne kadar mükemmel ya da kusursuz olmasının bir önemi yoktur artık.Belkide hayatınızın en büyük şerefsizliğini yapmışsınızdır orada.Vicdanınızı rahatlattıktan sonra gerisi kolaydır aslında.Her neyse artık bir önemi kalmayan o şeyle kadehimizi doldurur boşaltırız tıpkı gece ve gündüz gibi.Gökyüzünün rengi değiştikçe duygularımız değişir bizim de.Bulutlar hayallerimiz olur, onlara asla ulaşamayız.Bulutlar gün gelir başkalarının hayatları olur izleriz herzamanki gibi bulduğumuz en güzel , köhne ve bedava tepecikten.Etrafımızda bize inanmayan ama destek vermeye çalışan insanlar görürüz.Aslında çok ironiktir bu, neden sen hayallerine dalarken o dalmasın ki.? O da kendi hayallerine üzülüyordur o an belki.Sen onu dinlemezken onun senin hayallerine koşmanı sağlayacak bir kıvılcım dahi (istemeden de olsa ) sana sıçratması ihtimali asil olan tek noktadır burada bence.Ne yani dünya senin etrafında mı dönüyor çocuk daha fazlasını mı beklerdin? Aslında dünya senin etrafında dönüyor evet...Ama benim dünyam da benim etrafımda dönüyor işte.Herkes için bu böyledir aslında, trajik olan değişen duygularımıza kapılıp söylediklerimiz, yada mantığımızla kafa kafaya verip sustuklarımız veya şuan yaptığım gibi bir çöp torbasına kusar gibi buraya saçma sapan doldurmaktır.
Hayatta iyilik hep kaybeder çocuk !.
Ne kadar iyi olursan o kadar ezilirsin.
Ancak bu önemli değil bence hiç.
Hayatın oyuna benzer hiçbir tarafı yok...
Kazanılacak bir şey yoksa kaybettiğin bir şey de yoktur.